Doç.Dr. Gül BORA Menü

Obezite Cerrahisi

Mide küçültme (Tüp mide) Ameliyatı:

günümüzde en popüler obezite cerrahisi türüdür. Mide küçültme yada tıbbi adıyla “Laparoskopik Sleeve Gastrektomi” olarak da bilinen tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık yaklaşık %80’in dikey olarak kesilerek mide ince bir muz şekline yada tüp şekline getirilir. Hem mide hacmi küçülür. Hemde midenin “Ghrelin” adı verilen açlık hormonu salgılayan bölümü çıkarıldığı için acıkma hissi ortadan kalkar. Böylece hasta sürekli açlık hissiyle savaşmak zorunda kalmaz. Kilo vermede bu iki aktör etkilidir: Az yemek yemek ve acıkmamak.

Tüp midenin Avantajları:

  • Mide hacmi küçüldüğü için gıda alımı çok azalır.
  • Ghrelin düzeyi çok çok azaldığı için acıkma hissi olmaz.
  • Basit, kolay uygulanabilir bir ameliyattır. Komplikasyon oranı diğerlerine göre daha düşüktür.
  • Normal anatomiyi bozmadığı için besinler doğal yoldan ilerler. Bu sebeple emilim bozukluğuna bağlı vitamin, mineral eksikliği olmaz ve ömür boyu destek tedavi gerekmez.
  • Diğer ameliyatlara göre hastanede kalış süresi daha azdır.

Tüp midenin Dezavantajları:

  • İşlem geri çevrilemez mide eski haline getirilemez.
  • Her zaman hedeflenen miktarda kilo kaybı olmayabilir.
  • Midenin genişlemesi yada yüksek kalorili ve hacim kaplamayan gıdaların tüketilmesi sebebiyle tekrardan kilo alınabilir.
  • Ameliyatın fizyolojisi gereği reflü şikayetleri diğer ameliyatlara göre daha fazla görülebilir.

Komplikasyonlar:

Obezite cerrahisinde en çok korkulan komplikasyon kaçak yani dikiş aralarından sızıntı olmasıdır. Bunun dışında pıhtılaşma bozuklukları, yara yeri enfeksiyonu, kanama gibi durumlar görülebilir. Ameliyat sonrası geç dönemde darlıklara bağlı kusma görülebilir. Bu durum ikinci bir kez müdahale gerektirebilir.

Mini Gastrik Bypass/Omega Bypass Ameliyatı:

Bu teknikte hem mide küçültülür ve hem de küçülen mide ile ince mide çıkışından itibaren 2 metre sonraki kısmı arasında yeni bir yol oluşturulur. Aradaki barsak segmentleri bypass edildiği için adını buradan alır. Böylece Mini Gastric Bypass olan hastalar hem midenin küçüldüğü için daha az yemek yer ve hem de küçük mideden direkt ince bağırsağa geçiş olduğu için alınan yüksek kalorili gıdaların emiliminde azalma olur. Kilo vermede iki farklı mekanizma etkili olmuş olur. Emilimi azalttığı için, yüksek kilolu tip 2 diyabeti olan hastalarda büyük oranda kan şekeri regülasyonunda düzelme gözlenir. Bu sbeeple şeker ameliyatı olarak da bilinir.

Mini Gastrik Bypass Avantajları :

  • Mide hacmi küçüldüğü için gıda alımı çok azalır.
  • Barsak mikrobiyatasında ve hormonlarında değişiklik yapar. Bu da iştahta azalmaya yol açar.
  • Kan şekeri regülasyonu tüp mideye göre daha iyidir.
  • RNY gastrik bypass’a göre daha kolay yapılabilir ve daha az komplikasyonu vardır.
  • RNY gastrik bypass a göre ameliyat süresi daha kısadır.

Mini Gastrik Bypass Dejavantajları:

  • Geride kalan mideye normal bir endoskop ile ulaşmak mümkün değildir
  • Komplikasyon oranı tüp mideye göre daha yüksektir.
  • Mideye safra reflüsü ve buna bağlı midede hasara yol açabilir.
  • Komplikasyon oranı tüp mideye göre daha fazladır.
  • Geri dönüşü olmayan tekniklerdir.

Vitamin mineral eksiklikleri RNY gastrik bypass ve tüp mideye göre daha fazladır. B12, demir, kalsiyum eksiliği görülebilir. Bu sebeple takviyeler alınması gerekir.

Roux-en-y (RNY) Gastrik Bypass Ameliyatı:

Roux-en-y (RNY) Gastrik Bypass bir dönem ABD’de en sık uygulanan ve altın standart sayılan bir yöntemdi. Fakat son yıllarda yerini tüp mide ameliyatına bırakmıştır. Bunun sebebi kilo verme oranlarının tüp mide ile benzer olması ve komplikasyonlarının daha fazla olmasıdır. RNY gastrik bypass’da Mini gastrik bypass’dan farklı olarak mide hacmi daha küçüktür ve ince barsak ile mide arasında yapılan yol çok aşağı segmentte değildir. Tüp midenin aksine vücuttan hiç bir şekilde organ çıkartılmaması avantaj gibi görünse de geride kalan mideye normal bir endoskop ile ulaşmak mümkün değildir. Yine aynı sebepten safra yollarında taşlarına endoskopik yolla müdahale zorlaşır.

 Aynı zamanda gıdanın normal gidiş yolunun değiştirilmesi ve zararlı olanlar kadar faydalı besin maddelerinin de emilimin bozulması ikinci bir dezavantaj oluşturur.

Diyabet için tüp mide ameliyatına oranla daha etkili olduğu da uzun vadede gösterilememiştir. Bypass edilen ince barsak uzunluğu 50 – 70 cm  olduğu için düşünülenin aksine emilim bozucu bir ameliyat değildir. Ayrıca RNY bypass ta oluşturulan mide ile ince barsak arasındaki ağızlaştırma genişlediği ve gıda amilimini azaltıcı etkisinin azladığı görülmüştür. Hatta bu sebeple RNY gastrşk bypass sonrası bile tekrardan kilo alan hastalr vardır. RNY Bypass ameliyatının en önemli avantajı, reflü hastalığını azaltması bazen tama yakın iyileştirmesidir. Tüp mide ameliyatı sonrası inatçı reflü hastalığı görülürse RNY gastrik Bypass iyi bir çözüm olabilir.   

Günümüzde revizyon cerrahisinde en çok tercih edilen yöntemdir. Özellikle obez, tip 2 diyabeti ve mide fıtığı birlikte olan hastalarda iyi bir seçenek olabilir.

RNY Gastrik Bypass Avantajları:

  • Kilo kaybı diğer ameliyatlardan daha hızlı gerçekleşir.
  • Kan şekeri regülasyonu kısa vadede tüp mideye göre daha iyidir.
  • Reflü hastalığını azaltır hatta ortadan kadırır. Ciddi reflüsü olan hastalarda ilk tercih olabilir.

RNY Gastrik Bypass Dejavantajları:

  • Komplikasyon oranı daha yüksektir.
  • İyileşme süresi bu sebeple daha uzundur.
  • Safra yolu taşlarına endoskopik yolla müdahale zordur (ERCP).
  • Emilim bozukluğu nadirdir ama yine de vitamin ve mineral desteği gerekebilir.

Komplikasyonlar

  • Kaçak en korkulan komplikasyondur.
  • Pıhtılaşma bozuklukları, yara yeri enfeksiyonu, kanama gibi problemler görülebilir.
  • Vitamin mineral eksiklikleri ve buna bağlı komplikasyonlar görülebilir.
  • Karın içi fıtıklara bağlı barsak düğümlenmesi görülebilir.
  • Özellikle şekerli besinler tüketildiğinde Dumping (Hızlı midenin boşalması) sendromu gelişebilir. Bu da diyare, bulantı, kramplar, soğuk terleme ve göğüs ağrısı olarak kendini gösterebilir.
Merkezimiz HakkındaDoç.Dr.Gül BORA MAKALGenel Cerrahi Uzmanı
0535 675 49 90